Cumartesi, Eylül 26, 2020

Tükenmişlik Sendromu Nedir? – Tükenmişlik Sendromundan Kurtulmak İçin Uygulanacak En İyi Yöntem!

Tükenmişlik Sendromu


İnsanlık çağ atladıkça yeni yeni sorunlarla karşılaşmaya başlamıştır. Günümüzde ise önceden varlığı bilinmeyen ama yeni yeni türeyen bir sürü hastalık ortaya çıkmaktadır. Evet, teknoloji günden güne gelişmekte, insanların yaşam süreleri artmakta ve çocuk ölümlerinin bir nebzede olsun önüne geçilebilmektedir. Ama hala insanlara iyi bir iş ortamı veya eğitim veremediğimiz için sürekli yeni hastalıklarla ortaya çıkmaktadır. Aslına bakarsanız bu dünyanın sonuna kadar devam edecek bir süreçtir. Ve ne yazık ki bütün sorunları bulup kökünden çözmek hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Peki buna bir ömür boyunca katlanmak zorunda mıyız? Yani kötü çalışma koşullarını, aldığımız kalitesiz eğitimi veya sürekli kötü bir gelecek düşünmeyi değiştiremez miyiz? Tabi ki de değiştirebiliriz! Çünkü insanoğlu doğası gereği istediği her şeyi yapma gücüne sahiptir. Arzulanan veya başarılmak istenilen her türlü şey istenildiği takdirde yapılabilir. O zaman bugünkü konuma giriş yapalım. Sizin için araştırdık ve günümüzün yaygın sorunlarından birisi olan tükenmişlik sendromu ile ilgili bilgiler bulduk. Ayrıca tükenmişlik sorunu nedir, nasıl çözülür gibi soruları da bu içeriğimizde cevapladık. Keyifli okumalar.

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Genellikle iş yaşamında beliren ve çalışılan ortamın yeteri kadar iyi olmamasından kaynaklanır. İyiden kastımız ise süper imkanları olan ve çalışanlarına yüklü maaşlar veren işletmeler değil tam aksine onları anlayan, sorunlarına çözüm üreten, değer veren ve iş yerindeki stresi minimalime etmeye çalışan firmalardan bahsediyoruz. Bir başka deyişle çalışanlarına insan gibi davranan firmalar diyebiliriz. Nitekim günümüzde çalışanları sadece kapitalizmin bir parçası olarak gören ve sadece para kazanma amacı ile kurulan işletmelerde birer robot olduğunu düşünen bir sürü firma var! Özellikle bu tür işletmelerde yapılan yanlış yetkilendirme sorunun daha da büyümesine neden olmaktadır. Kısacası alanında uzman olmayan, zorba ve sadece çalışanlara psikolojik baskı uygulayan sorunlu kişileri sadece birilerini tanıyor diye yetkilendirmek, hatta yönetime getirmek beraberinde birçok sorunu da getirmektedir. Zira bu tiplemeler genellikle empatiden yoksun ve tek amaçları ay sonunda kendilerine verilen satış hedefine ulaşmaktır. Sonuçta ezilen ise her zaman masum ama çalışmak zorunda olan insanlar olmaktadır. Örnekteki bir iki değişken farklı olsa da tükenmişlik sendromu bu türlü durumlarda ortaya çıkmaktadır. Özetleyecek olursak tükenmişlik sendromu nedir sorusunun cevabı çeşitli nedenler sonucu (iş, okul, eğitim vb.) kişilerin iç enerjilerinin tükenmesine ve olaylara karşı bir duyarsızlık oluşması durumudur. Peki tükenmişlik sendromu çözümü yok mudur? Elbette her sorunun olduğu gibi bunun da bir çözümü vardır. Hadi şimdi onu yakından inceleyelim.

Tükenmişlik Sendromu Çözüm Yolları

Öncelikle sizleri duyarsızlaştıran şeyleri, soruna neden olan kişi veya kurumları ve bu sorunu tetikleyen unsurları bulmanız gerekmektedir. Şunun farkına varın lütfen; bu hayatta hiçbir şey sizden veya sağlığınızdan değerli değildir! Bu yüzden hiçbir şeyi size sıkıntı yaratacak kadar düşünmeyin. Çünkü siz çok özel insanlarsınız. Öyle diyoruz ve bunun boş bir söz olmadığı konusunda da sizi temin edebiliriz. Zira tükenmişlik sendromuna yakalanan insanlar genellikle çok iyi empati kurabilmektedirler. Her türlü olay ve kişi ile empati kurup sorunu anlamaya çalışırlar. Bu yüzden size özelsiniz diyoruz. İnsanlık olarak daha iyi bir dünyada yaşamak için en çok ihtiyacımız olan şey de empati değil midir? O yüzden lütfen sorunu kendinizde aramayı bırakın. Sorun sizde değil! Eğer sizlere bu duyguları yaşatan kişiler veya kurumlar birazcık kendilerinden ödün verip sizin sağlığınızı düşünebilseydi ve sizin kadar empati kurabilselerdi bu sorunları yaşamıyor olurdunuz. Ayrıca terbiyesizlik bir psikolojik rahatsızlık değildir. Yani size bile bile zarar veren şeylerle empati kurmanıza ve sorunu kendinizde aramanıza gerek yoktur. Çünkü sorun siz değil, onların sosyopat olmalarıdır. Bu yüzden tükenmişlik sendromunu yenmek istiyorsanız bu hayatta hiçbir şeyin sizden değerli olmadığını kendinize söyleyin ve bundan sonra daha iyi hayat yaşayacağınıza dair emin olun. Buna olan inancınızı sürekli koruyun. Peki sorunu nasıl çözeceksiniz? Oldukça basit, sadece isteyerek! Tabi akıl ve mantık çerçevesinde düşünen hiç kimse sorunların kendi kendine düzelmeyeceğini, onlar için çaba göstermemiz gerektiğini bilir. İstemek burada yapılacak ilk şeydir. Ondan sonra yapmanız gereken hayatınızı daha kaliteli bir hale getirmektir. Örnek verecek olursak, sağlıklı beslenin, zayıflıklarınız ile savaşın, sevmediğiniz insanlara veya olaylara karşı hayır deyin, kendinize bir hobi edinin, bir hayat amacınız ve ulaşmak istediğiniz hedefleriniz olsun. Kısacası vaktinizi öyle güzel doldurun ki zihninizi meşgul edebilecek hiçbir kötü düşünce veya kişi olmasın. Sevmiyorsanız işinizden ayrılın. Unutmanı dışarıda iş arayan bir sürü firma bulunmaktadır. Eğer kendinizi sağlama almak istiyorsanız da iş bulduktan sonra ayrılın. İş aradığınızı da kimseye söylemek zorunda değilsiniz. Bu sayede hiçbir risk almamış olursunuz. Son olarak gelişimin zaman isteyen bir olgu olduğunu unutmayın. Yani bir gecede köklü bir değişim yapmak oldukça zor bir şeydir. Onun yerine daha garanti ve gerçekçi olan yöntemi yani ufaktan başlamayı deneyebilirsiniz. Burada okuduklarınız size iyi gelmiş olabilir, eğer sürekli gelmesini istiyorsanız hemen eyleme geçin! Elinize bir kağıt kalem alın ve bundan sonra çok iyi bir hayat yaşamak istediğinizi oraya yazın. Daha sonra o hayatı yaşayabilmek için önünüzde duran engelleri tek tek belirleyin ve sistematik olarak onlardan kurtulun. Ve daha iyi bir hayat yaşamak için ihtiyacınız olan şeyleri belirleyin. Son olarak onları nasıl yapabileceğinizi bulmaktır. Sizi temin ediyoruz ki eğer bu yöntemi uygularsanız bundan birkaç ay sonra bugün harekete geçtiğiniz için şükredeceksiniz. Unutmayın istediğiniz her şeyi yapacak güce sahipsiniz. O halde denemeye koyulun!

Bir önceki yazımız olan Tatil İçin İlk Defa Yurt Dışına Çıkacakların Dikkat Etmesi Gerekenler! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Önerilen Yazılar

En İyi 10 Aktör

En iyi 10 aktör kimlerdir? Film denilince aklımıza senaryo ya da konusu gelse de bir filmi yaşatan veya izleten oyuncu kalitesidir. Başarılı oyunculuklar ile...

Dünyanın En İyi Havalimanları

Dünyanın en iyi hava limanları global anlamda hizmet veren havalimanlarını kapsamaktadır. Günümüzde pek çok kişinin tercihi haline gelen havacılık sektörü aynı zamanda havalimanları ile...

İngilizce Öğretmenliği Bölümünü Seçecek Öğrencilere Tavsiyeler

İngilizce öğretmenliğini seçmeyi düşünüyorsunuz lakin hangi özelliklere sahip olmanız gerektiği hakkında bir fikriniz yok mu? O halde ingilizce öğretmenliği bölümünü okuyan ve...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Stay Connected

20,735BeğenenlerBeğen
2,376TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol

Son Yazılar

En İyi 10 Aktör

En iyi 10 aktör kimlerdir? Film denilince aklımıza senaryo ya da konusu gelse de bir filmi yaşatan veya izleten oyuncu kalitesidir. Başarılı oyunculuklar ile...

Dünyanın En İyi Havalimanları

Dünyanın en iyi hava limanları global anlamda hizmet veren havalimanlarını kapsamaktadır. Günümüzde pek çok kişinin tercihi haline gelen havacılık sektörü aynı zamanda havalimanları ile...

İngilizce Öğretmenliği Bölümünü Seçecek Öğrencilere Tavsiyeler

İngilizce öğretmenliğini seçmeyi düşünüyorsunuz lakin hangi özelliklere sahip olmanız gerektiği hakkında bir fikriniz yok mu? O halde ingilizce öğretmenliği bölümünü okuyan ve...

Yazılım Mühendisliği Bölümünü Seçecek Öğrencilere Tavsiyeler

Yazılım mühendisliği bölümünü seçecek öğrencilere tavsiyeler ancak her bir öğrencinin kendini geliştirme yeteneği yüksek ise tercih etmesi gerektiği görüşü üzerinde toplanır. Çünkü...

Okullarda Rehberlik Hizmetleri

Rehberlik hizmeti, bireylerin kendilerini tanımalarına ve anlamalarına yardımcı olan, aynı zamanda yaratıcılıklarını geliştiren; çocukların kendilerini kolayca ifade edebilmelerine; öz denetim oluşturmalarına ve...