İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Eğitim
  3. Osmanlı Devleti Kültür ve Uygarlığı

Osmanlı Devleti Kültür ve Uygarlığı

Osmanlı Devleti'nde Kültür ve Uygarlık
1

Osmanlı Devleti’nde Kültür ve Uygarlık(Medeniyet) konusu ve alanı KPSS‘de oldukça büyük bir önem arz eden ve geniş boyutlara sahip bir konudur.
Bu makalemizde Osmanlı Devleti’nde Kültür ve Uygarlık(Medeniyet) konusuna göz atacağız.

Osmanlı Devleti(Beyliği), Osman Bey tarafından Domaniç ve Söğüt çevrelerinde kurularak oldukça kısa bir zamanda hayli büyük bir devlet haline bürünmüştür.

Osmanlı’da Devlet Yönemi Nasıl Yapılırdı?

Osmanlı Beyliği, İslami kurallara ve Türk örf,adetlerine bağlı olarak yönetilirdi. Türk İslam devletierinin gelenekleri ile, Orta Asya Türk geleneklerinin karışımı bir türde yönetilmekteydi.
Bir kesim hükümdarlar bu hakkın tanrı tarafından getirildiğine inanıyor ve bu şekilde yönetiliyordu. Buna ‘Teokratik Mutlak Monarşi’ adı veriliyordu.

Teokratik Mutlak Monarşi, Meşrutiyetin İlanı’na(1876) kadar sürmüştür.

Osmanlı Devleti’nde Hükümdar Ünvanları Nelerdi?

Hakan
Hünkar
Padişah
Sultan
Bey
Han
Gazi

Hükümdarlar gibi bazı ünvanlar, özel yetkilerini töre ve dine göre kullanırdı.Bilhassa Kanunname-i Ali Osman adı verilen yasalara uygun olarak hareket edilirdi.

Öncelik olarak Fatih Sultan Mehmet’in kanun olarak sürdüğü bu yasa, sonraları Kanuni Sultan Süleyman tarafından da öne sürüldü ve ekonomik,cezalandırıcı,idari gibi adetlere ve geleneklere göre getirildi.

Padişahların buyruk ve emirlerine ‘Ferman’ adı verilirdi. Hükümdarların çocuklarına ‘Şehzade’ , onların eğitmenlerine ise ‘Lala’ denilmekteydi. Hatt-ı Hümayun’un değişikliğine Veraset Sistemi denirdi. Cülüs Töreni, Padişahların tahta çıkıp bahşiş dağıtmasıydı. Buna ‘Cülüs Bahşişi’ denirdi. Devletin en gözde ve en büyük kurumu ‘Divani-ı Hümayun’ idi.
Padişahın en gözde yardımcısı ise ‘Sadrazam’ yani ‘Vezir-i Azam’ idi.

Divan-ı Hümayun Nedir?

İznik’te, Orhan Bey tarafından bir örgütlenme şekli olarak kurulmuştur.
Divan-ı Hümayun birçok devlet sorunlarının tartışıldığı,önem arz eden meselelerin ele alındığı bir oluşumdur. Bazı kararlar alınır ve hükümdar tarafından onanması sonucunda yürürlüğe girerdi. Yürütme,alınan tüm kararların uygulanması, Yürütme ise makam olarak en yukardaki kişilerin davalarının çözümü idi.

Yönetimde Kalemiye,Seyfiye ve İlmiye bölümleri bulunmaktaydı. Bu bölümlerin yöneticileri divanda bu alanları temsil ediyordu.

Divan Üyeleri Kimlerdir? Görevleri Nelerdir?

Defterdar: Ekonomi ve maliyeye bakmakla hükümlü kişi idi.
Kaptan-ı Derya: Donanma ve Deniz üssünden görevli kişiydi.
Kazasker: Eğitim, Hukuk ve Adalet alanlarından sorumlu görevliydi.
Kubbealtı Vezirleri: Sadrazamın yardımcıları kişiler idi.Bu sınıfın sayıları 1 ile 7 arasında değilşmekteydi.
Nişancı: Yazı işlerine bakan ve Padişah nezdinde çalışan görevli. Özellikle imza gibi işlere bakar ve fethedilen topraklara ilişkin kayıtlar tutardı.
Reis’ülküttap: Ülke dışı ilişkileri kurmak ile görevliydi. (Dış İlişkiler)
Sadrazam: Padişahtan sonra en büyük yetkilere sahip kişi idi. Bazı durumlarda orduları yönetme yetkilerine sahiplerdi ve Serdar-ı Ekrem tanımı ile bu görevi yürütüyorlardı. Fatih zamanında Divan’a başkanlık yapmaya başlamışlardır.
Şeyhülislam: Din işlerinin en üst kademesindeki görevli idi. Önemli kararlar ve din boyutunda yapılacakların uyumlu olup olmadığını hükmediyorlardı.
Yeniçeri Ağası: Yeniçeri ocağı olarak bilinen ocaktan sorumlu kişiydi. Bu bölümün başında bulunurdu.

Osmanlı Devleti’nde Toprak Yönetimi Nasıldı?

Osmanlı Beyliğinde, ‘Vatan padişahındır ve onun ailesinin paydaş malıdır.’ görüşü hakimdi.
Devlet yönetimi ise ikiye ayrılıyordu ve buna ‘ Mülk Arazi’ , ‘Miri Arazi’ denilirdi.

Mülk Arazi: Sahipliği bireylere ait olan topraklardı. Bu bölüm ikiye ayrılmaktadır:
a-) Haraci Arazi: Müslüman olmayan(Gayrimüslim)’lere ait olan topraklardı.
b-) Öşri Arazi: Yalnızca Müslüman olanlara ait arazilerdi. Öşür ve Çiftlerdi.

Miri Arazi: Sahipliği yalnız devlete ait olan topraklar idi. Bu topraklar alınıp satılamazdı.

Dirlik Arazi: Buradan elde edilen tüm gelirler, Memurlara ve Devlet adamlarına maaş olarak ödenirdi. Asker beslemeleri koşulu ile sağlanıyordu. Dirlik Arazi sistemi 3’e ayrılmaktadır.

  • a-) Has: Üst düzey devlet adamlarına ödenen kısımdır.Bu sınıftaki bireylerin gelirleri 100 bin akçeden fazladır.
  • b-) Tımar: Düşük gelirli devlet görevlilerine verilirdi. 3 bin ile 20 bin akçe arası kazanan bireyler, bu sınıfa tabii tutulurdu.
  • c-) Zeamet: Orta derece gelirli kişilere verilirdi. Bu sınıfın geliri, 20 bin ile 100 bin akçe arası değişmekte idi.

Arpalık: Bir kesim devlet adamlarına fazla gelir olarak verilen topraklardı.

Malikâne: Olağanüstü hizmet veren kişilere verilen topraklardı.

Mevat: Elverişsiz topraklardı. Bu topraklar pek aktif olarak kullanılmazdı.

Metruk: Kullanımı halka bırakılan topraklardı.

Mukaata Arazi: Bu toprakların gelirleri direkt olarak hazineye gitmekteydi.

Ocaklık: Bu toprakların gelirleri, Tersaneye ve kale görevlilerine verilirdi.

Paşmaklık: Tüm gelirleri Padişahın hanım hısımlarına verilirdi.

Vakıf: Bu toprakların gelirleri hayır işlerine ve sosyal tesislere harcanırdı.

Yurtluk Aazi: Gelirleri Sınır boyundaki sınıflara dağıtılırdı.

Dirlik Sistemi, Selçuklular’da uygulanan ‘İkta’ sisteminden türemiş ve Osmanlı’ya uygulanmıştır.

Bilgeyazar.net olarak bu makalemizde ‘Osmanlı Devleti’nde Kültür ve Uygarlık‘ konusunu ele aldık. KPSS için oldukça önemli bir içerik olan bölümün devamı niteliğinde olan ardışık konuları da gelecektir!

Bir önceki yazımız olan Koronavirüse Karşı Alınabilecek Önlemler! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

Yorum Yap